Çarşamba, Mayıs 9

SELEN CAKE TURKISH CUISINE İLE RENGARENK

Bugün sıcak çaylarımızın, kahvelerimizin yanında; göz kamaştırıcı süslemelerle donatılmış pastalar, kurabiyeler olan, bunların arasına da Türk mutfağından enfes lezzetler serpiştirilmiş renkli bir blog var. turkishfoodsanddesserts.blogspot.com adresindeki bloğun sahibesi Sibel Çelik Şahin Hanım'a (T), Amerika hayatına dair tecrübelerini, deneyimlerini sorduk, o da bizi kırmayıp cevapladı. E siz de buyrun tatlılar eşliğindeki bu tatlı sohbete....

Selen Cake Turkish Cuisine - turkishfoodsanddesserts.blogspot.com

BA- Hangi eyaletten / şehirden yazıyorsunuz? 
T-  New York / Albany-Troy.

BA- Blog sahibi kimdir, nerelidir, burcu nedir, hobileri nelerdir.... Bize kısaca kendinizden bahseder misiniz lütfen? 
T-  33 yaşındaym. Evliyim ve üç tane şekerin annesiyim. Asıl mesleğim muhasebecilik. Amerika'da aldığım pastacılık ve dekorasyon eğitimleri sonrasında yaklaşık üç yıldır özel tasarım pasta ve Türk mutfağı üzerine catering olarak çalışıyorum. Ailem, baba tarafindan Selanik, anne tarafindan Malatya kökenli. Akrep burcuyum. Hobilerim, kitap okumak, araştırma yapmak ve mutfakta yeni bir şeyler denemek.

BA- Blog yazmaya ne zaman, ne sebeple başladınız? Amerika'ya gelmeden önce de blog yazıyor muydunuz?
T-  Blog yazmaya üç yıl önce Amerika'da başladım. İlk bloğumun içinde Akademisyen-köşe yazarı ve tiyatrocuların olduğu değerli kişilerle yapılmış röportajlardan ve Amerika ile ilgili söyleşilerden ve bazı deneme yazılarımdan-araştırmalarımdan oluşuyordu. Daha sonra Özel tasarım pasta ve Türk mutfağı üzerine çalışma kararı alınca, Selen Cake Turkish Cuisine isimli bloğumu kurdum. Bu şekilde hem yaptığım çalışmalarımı insanlara sunmak hem de karşılıklı paylaşımlarda bulunmak istedim.

BA- Sizi Amerikaya getiren ne oldu? Kaç yıldır Amerika'da yaşıyorsunuz? 
T- Bizi Amerika'ya getiren şey eşimin Amerika'da doktora yapmaya karar vermesi oldu. Yaklaşık 4 yıldır Amerika'da yaşıyoruz.

BA- Bu süreçte alışmakta zorlandığınız herhangi bir sey oldu mu? Amerika'ya dair hiç hayal kırıklığı yaşadınız mı ? 
T-  Elbette zorlandığımız, bize uzak olan şeyler vardı ama insan fitratı gereği zamanla bu zorlukları da aşıyor. Beni en çok zorlayan şey öncelikli olarak yemek konusu ve evlerde çamaşır makinesinin olmaması olmuştu. Her türlü gıdaya ulaşabiliyorsunuz ancak lezzet ve damak tadı olarak bizim lezzet anlayışımızdan çok uzak olunca bu biraz zorluyor insanı. Şükürler olsun ki Türk marketleri var ve Türk ürünlerine bu marketler sayesinde çok rahat bir şekilde ulaşabiliyoruz. Amerika'ya dair hayal kırıklığı yaşadığım anlar oldu elbette. Mesela ben Amerika'ya ilk geldiğimde kısa bir süre Brooklyn'de kaldım. İlk hayal kırıklığımı o zaman yaşamıştım :(. Evlerin ufak ve bakımsız oluşu ilk şokumdu. Metro istasyonunu görünce ikinci şoku yaşadım ki korku filmi gibiydi :). O zaman Allahım burası mı Amerika demiştim. Ama hamdolsun orada cok kısa süre kaldıktan sonra şimdi yaşadığım bu şirin ve güzel kasabaya geldik.

BA- İlk zamanlarınızı düşününce 'Ah keşke!' dediginiz seyler var mi? Veya 'Yuh yani, bu ne gariplik!' dediğiniz veya ilginç gelen olaylar yaşadınız mı / gördünüz mü? Veya hiç unutamayacağınız bir anınızı bizimle paylaşır mıydınız?  
T-  Bizim yaşadığımız bölge kuzey bolgesi olduğu için kışı oldukça soğuk ve karlı oluyor. İlk geldiğimiz yıl İngilizce kursuna gidiyordum. Aylardan da Nisan ya da Mayıs'tı zannımca. Hava güneşili ama yine de soğuktu. O gün kursa gittim ve sınıfa girdim. Sınıfta klimalar çalışıyor ve içerisi buz gibiydi. Onlar için hava çok sıcak bizim içinse oldukça soğuk :) … Kısaca anlatmak gerekirse buradaki Amerikalılar güneşi görür görmez kış olsa bile hemen yarım kollu ve şortlarla dolaşmaya başlıyorlar. Küçücük çocuklar ayaklarında çorapsız, yanaklar kırmızı kırmızı dolaşıyorlar :) onları gördükçe ben üzülüyorum.

BA- Amerika'da en çok beğendiginiz yer neresidir? Gelmeyei düşünenlere 'mutlaka şurayı da görün' diyebileceğiniz bir yer var mı?  
T-  Bu soru hayata bakış açınız ve yaşam tarzınıza bağlı olarak değişiklik gösterir. Kimileri için bu Miami olabilir; deniz, kum, plaj… Kimileri için Lasvegas; gazino, şans oyunları, kimilerine göre de New York; alışveriş, Manhattan, özgürlük anıtı…gibi. Dediğim gibi sizin yaşam tarzınızla alakalı bir seçenek.

BA- Favori alış-veriş yeriniz neresidir? 
T-  Favori alışveriş yerimiz Walmart, Marshalls, Sam's Club, T-j Max. Favori eğlencemiz yaz aylarında göle gitmek, kış aylarında da karda kaymak :).

BA- Türkiye'de yaşadığınız şehirle, şimdi yaşadığınız yer arasındaki en benzer ve en farklı şey nedir?  
T-  Şimdiki yaşadığım yerle Türkiye'de yaşadığım yer arasında benzer hiçbir yan göremiyorum. Şu an yaşadığım yer küçük bir kasaba. Yeşillikler içerisinde, sincapların, kuşların, ceylanların ve daha birçok canlının olduğu sabahları kuş sesleriyle uyanabileceğiniz sakin ve doğal bir ortam.

BA- Sosyal çevrenizde daha çok Türkler mi var, yoksa Amerikalılar mı? Amerikalılar'la komşuluk ilişkileriniz nasıl? Genel olarak Amerikan toplumunu nasıl değerlendirirsiniz? 
S- Sosyal çevremizde daha çok Türkler olmakla birlikte Amerikalı ve diğer ülkelerden komşularımız da var. Amerikalı komşularımızla ilişkilerimiz şu an için gayet iyi. Amerikan toplumuna genel olarak baktığımızda tamamen karma bir topluluk olup kültürleri bizim kültürümüze göre çok farklı. İki kültürü kıyasladığımızda arada çok büyük farklılıklar var. Aile hayatları, ebeveyn ilişkileri, giyim-kuşam, misafirlik… gibi birçok konuda farklılıklar var. Ama bize göre daha iyi olduklarını düşündüğüm ve toplumumuzda da olmasını temenni ettiğim birkaç özellikleri var ki, o da her zaman size selam vermeleri, yanınızdan geçerken bile sizden izin isteyerek geçmeleri, yaya iseniz her zaman önceliğin sizde olması gibi saygı ile alakalı kurallardaki hassasiyetleri. Ne yazık ki bizim toplumumuz da büyük bir saygı problemi var. Birbirimize saygımız yok denecek kadar az ne yazık ki.



BA- Çocuğunuzu yetiştirirken, Amerika'da yaşıyor olmanın avantajı ve dezavantajı nedir sizce?  
T- İki çocuğum Amerikan okullarında eğitim alıyor. Birisi middle school digeri ise elementary school'a gidiyor. Türkiye ile kıyaslama yaptığımızda Amerikan okullarının öğrencilere sağladığı şartlar oldukça yüksek standartlarda. Birkaç örnek vermek gerekirse, okul servisleri ücretsiz, her öğrencinin kendisine ait bir bilgisayari var, okullarda sabah kahvaltısı ve öğlen yemeği veriliyor. Bunların dışında her çocuğu bir spor dalına ya da enstrümana yönlendiriyorlar. Büyük oğlum yan flüt çalıyor ve bu alanda oldukça başarılı. Geçen ay kendisiyle bu konuda bir gazete roportajı yapıldı. Aynı zamanda şu an bir müzik grubunun elemelerini geçti ve grupta çalıyor. Ve biz bunun için şu ana kadar herhangi bir ücret ödemedik. Küçük oğlum da keman ve resim alanında çok başarılı. Buradaki okullarda çocukları sıkmadan ve kendi başlarına, deneyerek bir şeyler öğrenmelerini sağlıyorlar. Olumlu yanlarının yanında elbette olumsuz yönleri de var; onlar da eğitim seviyesinin bizim okullarımızdaki seviyenin altında olması, anne ve babası boşanmıs çocuk sayısının çok olmasından dolayı problemli çocukların sayısının oldukça fazla oluşu, küçük yaşlarda cinselliği yaşamalarından dolayı 15-16 yaşında anne olan kız çocuklarının sayısının oldukça fazla oluşu, uyuşturucu, sigara ve içkinin yaygın olması gibi çok büyük sorunları var. Amerika'da aile kavramı bizdeki aile kavramından uzak olduğu için parçalanmıs aileler ve sorunlu çocuklar cok fazla.

BA- Amerika'ya yeni geleceklere ne tavsiye edersiniz? (Gelmeden önce veya geldiklerinde.) 
T-  Amerika'ya gelecek arkadaşlara tavsiyem şu, Amerika tamamen kapitalist bir sisteme dayanıyor. Paranız varsa rahatsınız ama paranız yoksa işiniz çok zor. Sağlık sistemi başlı başına bir sorun ve hastanelerde alacağınız hizmetlerin fiyatı çok yüksek. Örnek vermek gerekirse bir diş dolgusu $1000, apandisit ameliyatı $15000 gibi rakamlardan başlıyor. Geldiğiniz zaman öncelikli olarak bir araba almanızı tavsiye ederim. Araba fiyatları çok ucuz ama sigortası arabanın kendi fiyatı kadar :). Mesela araba $1000 ama en ufak bir tamir $150'dan başlıyor… Paranız ya da yasal bir işiniz yoksa Amerika'da işiniz çok zor.

BA- Başka kültürlere ait öğrendiğniz, hoşlandığınız veya hoşlanmadığınız herhangi bir şey var mı? Bir yemek çeşidi de olabilir mesela...  
T-  Amerikalılar'a ait Halloween kutlamaları çok ilginç. O ay içerisinde her yerde iskeletler, hayaletler, kesik kollar, kafalar… vb. korkunç figürler sergileniyor. İnsanlar evlerinin bahçelerini bu figürlerle süsleyerek korkunç bir imaj yaratmaya çalışıyorlar. O gece herkes bir kostüm giyip komşu evlerin kapısını çalarak şeker topluyor.İIlginç bir gelenek :).

BA- Şimdi kapınız çalsa ve Türkiye'den bir paket gelse, içinden ne çıkmasını arzu ederdiniz? 
T- Oldukça güzel bir soru olmuş :). Eski kaşar, hamsi, kestane şekeri… aslında liste uzun ama :) ben bu kadarını söyleyeyim.

BA- Eklemek istediğiniz veya paylaşmak istediğiniz bir şey varsa seve seve dinleriz... Var mı?
S- Eklemek istediğim şey Amerika'ya gelecek ya da gelme planları yapan arkadaşlara tavsiyem çok büyük hayallerle gelmesinler ki sonrasında hayal kırıkları yaşamasınlar. Buraya eğitim için gelmenizi tavsiye ederim. Master, doktora ya da lisans için gelirseniz Amerika'da iş bulup kalabilme şansınız çok yüksek olur. Parasal anlamda gücünüz ya da desteğiniz yoksa hiç bu yola girmeyin derim.
Ben teşekkür ederim ve çalışma hayatınızda başarılar dilerim.

Biz de sorularımıza içtenlikle cevap veren Sibel Hanım'a çok teşekkür ediyor, hayatında mutluluklar diliyoruz...


Blog yazarlarmıza sormamızı istediğiniz sorularınız olursa, 'Yorum' kısmından veya 'bloggeramerikada@gmail.com' adresine e-mail göndererek bizimle paylaşmanızdan mutluluk duyarız. 

Blogger-Amerikada'dan Sevgiler & Saygılar...

5 yorum:

  1. Tanidigima cok sevindim.. HIc raslamamistim size... Bizde brooklyndeyiz..) bende cok sikayet ediyorum AMA burdanda ayrilamiyorum) huzurlu saglikli gunler dilerim...

    YanıtlaSil
  2. Sibel çok keyifle okudum...İçtenlikle ne güzel cevap vermişsin...Gurbette olunca en çokda türk yemekleri özleniyor daha önce bloglarda yazan arkadaşlar İstanbul simidini deli gibi özlediklerini söylerlerdi...Kuzenimde Dubaide yaşadı 3 yıl msnde ona yemekten bahsetmekten korkar olmuştum canı herşeyi çok istiyordu...Ona giderken yanımda yufka bile götürdüm...Keşke gönderebilsek istediklerini...Geçen ay Medinede yaşayan bir blogcu ablama ehliyet hocamın Umreye gitmesini fırsat bilip bir paket yolladım ev ürünleri ve türk malları çok sevindi...Şuan görümcem ABD de doğuma gitti Chigagoda onada bu adresi vericem okusun diye kendine iyi bak sevgiler...

    YanıtlaSil
  3. Gunlukcugum, inan ben de ilk defa burada gordum sizi. Insaallah artik gorusebiliriz. Brooklyn'de ortak tanidiklarimiz da vardir mutlaka. Gorusmek uzere...

    Pembe'cim cok sagol canim. Turkiye'mizin sebzesi, meyvesi, yemegi hicbir yerde yok. Gorumcene hayirli ve kolay bir dogum dilerim. Ama iciniz rahat olsun hastanelerde ilgi ve alaka son derece guzel.

    Sevgiler

    YanıtlaSil
  4. Sizi tanıdığıma sevindim.
    Baki muhabbetle..

    YanıtlaSil
  5. Tesekkur ederim ZEL.

    Selam ve sevgilerle...

    YanıtlaSil

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...